9 Kasım 2014 Pazar

SONSUZ BİR DÖNGÜNÜN İÇİNDE OLMAK İSTİYOR MUYUM?

Tanrı İle Sohbet 3. kitabında; Yargılamayan, cezalandırmayan Tanrı bir durum saptamasını paylaşıyor: "İnsanları tok, sağlıklı ve canlı tutmak gibi basit problemleri bile çözümleyemediniz. Eşit imkanlar sunmayı ise yapılacaklar listenize bile koymadınız. "Sahip olanlar"dan arta kalanları "sahip olmayanlara" aktarmak gibi basit birşeyi bile başaramadınız. Kaynaklarınızı daha eşitçe paylaşmak isteyip, istemediğinizi bile bilmiyorsunuz.Dünyayı besleyecek yiyecekleri çöpe atarken, hergün yüzlerce insan açlıktan ölüyor.
Bunlar "yargılama" değil. Sadece toplumunuzla ilgili gözlemlerim. Görmek isteyen herkes bunu görebilir.
 
... "Yaşamı sürdürme güdüsü" kültürel mit yaratarak sizin toplumsal değerlerinizi gurup davranışlarınızı oluştuyor.
Oysa sizin "TEMEL İÇGÜDÜNÜZ"  yaşamı sürdürme değil, ADALET, BİRLİK VE SEVGİDİR.
Bu, heryerdeki bilinçli varlıkların güdüsüdür. Bu sizin hücresel belleğiniz, bu sizin güdüsel doğanızdır.
... Gerçekten adil olmanız için, olanaklarda eşitlik yaratmalısınız, sonuçlarda değil.
Olanaklarda eşitlik nasıl sağlanır?
Toplumun her üyesinin temel varoluş ihtiyaçlarının garanti edildiği sistemde, bireyler varlıklarını sürdürme çabalarından özgürleşerek, kendilerini geliştirmeye ve yaratıcılıklarını ifade etmeye yönelir.
Aydınlanmış toplumlarda bireyin temel varoluş ihtiyaçlarının karşılanması sorun bile değildir. Herkese yetecek kadar varken, üyelerinin acı çekmesine toplumlar izin vermez. Çünkü bu toplumlarda bireyin yararı ile toplumun yararı aynı şeydir.
... Aydınlamış toplumlar birine zarar veren şeyin çoğuna zarar verdiğini biliyor, azınlığa yararlı olan şeyin çoğunluğa yararı yoksa, en sonunda kimseye yarar sağlamayacağını biliyor.
Sizin gezegeninizde tam tersi uygulanıyor. Çünkü öz çıkar tanımınız çok sınırlı. "
İnsanlar, toplumlar gelişip bir olduğunda, yüksek bilince eriştiğinde :" Oyun sürüyor. Birkaçınızın illüzyonu sona erdirmesiyle oyun bitmiyor. ne sizin için ne de diğer oyuncular için. oyun herkes bir olana kadar sona ermeyecektir. Hatta o zaman bile bitmeyecektir. Parçaların tümü Bütün'e döndüğü an haz öylesine yoğun olacaktır ki bu hazla, bu mutlulukla yeniden patlayarak parçalara ayrılacaksınız. Ve döngü yeni baştan başlayacak."
İmdaaatttt ... Buraya kadar iyiydi, hoştu... Sevgi, adalet, birlik... gelişkin aydınlanmış bir toplumun parçası olma fikri... Ama bu yeniden patlama beni bitirdi...
Bu sohbeti çok seven Tanrı tam bir oyunbaz çıktı. Bitmek bilmez enerjisi ile ruhlarımızı tepetaklak etmekle, bildiğimiz herşeyi unutturmakla kalmadı, 'tam oyun bitti' diye sevinirken kartları yeniden dağıttı. :)
( Okuma devam ediyor, daha 4 var :))