İNSANIN "İNSAN" OLMAK YOLCULUĞU...
Çocukluğumdan beri iki durumdan hiç haz etmedim. Biri; bana emredilmesi, neleri yapıp, neleri yapamayacağımın söylenmesi, diğeri ise; birine emretmek, neleri yapıp, neleri yapamayacağını söylemek rolünü üstlenmek oldu.
Hayat bana her iki rolü de verdi... Birincisinde sessiz kalma hakkımı kullanabilirken, ikincisinde bunu yapamadım.
Ve insana verilen en ağır rolün, bir diğer insana ( bazen rica ile yumuşatılsa da)"emir" vermek olduğunu gördüm.
Çok basit örneklerle açıklamaya çalışacağım; Medeni bir insan tuvalete girince, çıkarken sifonu çekmesini bilir, öyle değil mi? Ama bunu yapmayanlarla ortak bir wc'yi kullanıyorsanız, tuvalete şu yazıyı asmak zorunda kalırsınız:
" kullandıktan sonra lütfen sifonu çekiniz." Bu yazı,tuvaleti doğru kullanan insanlar için aşağılama olarak algınabilirken, sifonu çekmeden çıkanın hiç umurunda olmaz. Yani birlikte yaşamanın en basit kurallarını bile öğrenmek istemeyene hiçbir uyarı kar etmez.
İnsanı yönetmek ile idare etmek aynı şey değildir. Çoğu yönetici bunu bilmez. Çünkü; yönetmenin kendisine muktedir olma gücünü de verdiğini düşünür. Ve bir el hareketiyle kendisine itaat eden insanları gördükçe hükmetmenin vahşi ve ilkel büyüsüne kapılır...
İtaat eden ise tam da bu anı; bu vecd halini kollamaktadır.
Köpek eğitilebilir, at eğitilebilir, kuş, hatta kedi bile kısmen eğitilebilir ama insan istemiyorsa asla eğitilemez.
Hangi tür insan öğrenmeye, eğitime, bilgiye ayak direr?
İnsanın aklı var; duyguları var; genetik kodlarıyla gelen bir ruh ve beden yapısı var;
Son yıllarda, genetik kodlarıyla geçen ruh ve beden özelliklerinin diğerlerine baskın geldiği tartışılıyor. Bu da daha "kirlenmemiş" olarak değerlendirdiğimiz bazı çocukların akranlarıyla ve hayvanlarla ilişkilerinde neden daha paylaşımcı ve sevecenken, bazılarının da neden daha saldırgan olduklarını açıklıyor. Tabi bu durum, saldırgan ve güçlü olan çocuğun liderlik özellikleri nedeniyle; kendi içinde barışçıl olan çocukları nasıl etrafında topladığını açıklamıyor.Yani biri öne çıktığında iyi ve kötü olmadan önce güçlü olmak zorunda ki, etrafına insanları toplayabilsin. Belirleyici ögenin iyilik değilde,GÜÇ olması, insanın evrimini hala tamamlayamadığının en belirgin kanıtı bence. Nezaman ki bir insan diğerine hükmetmeyecek, ne zaman ki bilgi paylaşılabilen bir değer olacak, ne zaman ki kör bir itaat olmayacak; İşte insan, o zaman İNSAN olacak... Kendine saygı duymaya başladığında, saygı görmek için diğerine saygı göstermesi gerektiğini bilecek. Bu mümkün mü? Hayır! Çünkü, mükemmel diye yere göğe sığdıramadığımız insandan daha defolu bir yaratık yok maalesef...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder