12 Mayıs 2013 Pazar

HUZURU BOZAN ŞEYLER:(

'ARTIK HUZURLA YAŞAMAK İÇİN GEREKEN HERŞEYİM VAR' diye düşünmeye başladığımda;yakaladığım o muhteşem an'da dış dünyada insanların yarattığı kaos huzurumu paramparça ediyor. Onlara bakıp, 'Çok şükür, o kaostan uzaktayım' diye sevinmek yerine; yaşadığım huzurdan utanıyorum. Bu yüzden, daha çok "tuzu kuru" olanların, hayattan daha fazla keyif almak isteyenlerin, elindekilerle mutlu olamayanların arayışlarına gözümü diktim. TV'ye çıkan "guru"lar; " suya güzel şeyler söyleyince, su kristalleri değişiyor" mesajlarıyla, verdikleri örneklerle ve insanı imrendiren Sakinlikleriyle;'Bir de bunları mı denesem?'merakı uyandırdı bende. Değiştiremediğim dünya düzeni için, kavga etmek yerine, kabullenerek ve dünyayı çirkinleştirenlerin de bu kabullere birgün katılacağını ve onların da katılmasıyla insanların yarattığı tüm sorunların çözüleceğini umarak ( ya da hayal ederek) O dünyanın öğretisini almaya başladım. Yıllardır inandığım ve en azından kendi yaşamımda bile ispatlanmış olan;"hakların ancak mücadele edilerek alınabileceği" öğretisinde eksik kalan bireyin gelişmişliğine( sevgi, şefkat, empati eksikliğine dair) dair kuşkularımı da giderecek bir öğretiydi bu. İnsanın "İNSAN" olma süreci tamamlanmadan; iktidara gelen her bir bireyin bozulma eğilimleri taşıması, iktidar hırslarının ağır basması vb. nedenlerle;"sınıfsız toplum" denilen iktidara ihtiyaç duyulmayan bir toplumun oluşması bir ütopya olarak kalacak. KABUL ETMEYİ,ASGARİ ÇABAYI öneren bir öğretiyi koşulsuz kabul etmem çok zor. Çünkü; kendi kabuğumuzda, dünyadan bağımsız yaşamıyoruz. Soyutladığımız dünyanın içine "barış ve sukün halini" bozan bir sürü unsur fütursuzca girmekte. KARMA'da ifade edilen; her insanın yaptığı iyiliğin ve kötülüğün bedelini mutlaka ödeyeceği düşüncesinin yaygınlaşmasıyla birlikte; tüm dinlerde de var olan CEHENNEM olgusuyla yaratılmak istenen caydırıcılık potansiyelinin arttırılmasının; İnsanın iyi olma çabasında, önemli bir rolü olacağını düşünüyorum.Toplu İbadet etmek kısmının öne çıkarıldığı toplumumuzda; " BANA KUL HAKKIYLA GELME" diyen ALLAH'ın sözüne pek itibar edilmediğini görmek;CEHENNEM KORKUSU'nun dünya nimetleri karşısında pek de güçlü olmadığı algısını yaratıyor. "Tevbe ederim, Allah affeder" düşüncesinin "KUL HAKKI DIŞINDA" herşeyi affedebileceğini anlatmaya çalışan Allah'ın sözlerinin de yeterince anlaşılamadığını gösteriyor.Camiler dolup taşarken, bunca "günah"ın (yalan, üçkağıt,iftira, dedikodu, başkasının hakkını yeme, haram, iktidar hırsı, elindeki yetkiyi kötüye kullanma,kendinden acizlere eziyet etme, Allah'ın "kullarım" arasına soktuğu hayvanları zehirleme vs....) işlenmesi, bu tespitin doğru olduğunun kanıtıdır. Bu durum bende, insanların bol bol günah işleyip, Cami'ye giderek affedilmeyi umduklarını düşündürüyor. Böylece, Affedileceklerini düşünerek suç işlemeye devam ediyorlar.Cami'de verilen vaazların;
"insanların "İYİ İNSAN" olmasına yetmemesi;Kendilerini "Müslüman" olarak tanımlayanlarda;CEHENNEM ALGISININ, Tıpkı,ateistler ve agnostikler gibi,(bilinçaltlarında)"İSPATLANMAMIŞ ÖTEKİ DÜNYA" olarak kalması ile açıklanabilir. Kilise de ise durum daha da vahim; Papaza itiraf ediyorsun, Tanrı adına seni kutsayıp, affediyor. Dünya üzerinde yaşanan tüm olumsuzlukları, haksızlıkları İLAHİ ADALETE,bilmediğimiz bir dünyaya havale ederken; ADALET'in yaşadığımız dünyada kısmen de olsa kurulmasına ihtiyacımız var.
"NE EKERSEN ONU BİÇERSİN"
Annem, elinde sineksilici ile " Allah günah yazmasın" diyerek,kara sinekleri bir bir temizlerken, Ona "Dünyaya kara sinek olarak geleceksin, Anne" diye takılıyorum. O dehşetle yüzüme bakarken, bunun doğru olmasını - anneme rağmen- içtenlikle istiyorum. Benim dünyamda ADALET ancak bu şekilde, eşit birebir uygulama ile sağlanabilir. 
Yaşamımda huzuru yakalamaya çalışırken, insanların birbirini sevmesini öğütleyen öğretilere yüreğimi açmanın ne mahsuru var:"Birbirimizle karşılaşmak, tanışmak, sevmek ve paylaşmak için bir anlık durmuşuzdur.Bu değerli, fakat geçici bir andır. Sonsuzlukta açılmış bir parantezdir. Eğer şefkatle, iç huzuruyla ve sevgiyle paylaşırsak, birbirimiz için zenginlik ve mutluluğu yaratırız. Ve böylece anın değeri olur." diyen bir öğreti ile inanan da inanmayan da tanıştığında yaşamlarımızın güzelleşeceğine inanmak istiyorum.
Eğer Camiye ya da kiliseye giderken, yanındakilerle bir sinerji yaratamıyorsan, nefretini, kavgalarını, hırslarını bir anlık bile olsa dışarıda bırakamıyorsan, cümlelerini başka dinleri, başka milletleri aşağılayarak kuruyorsan; ORADA YARATTIĞIN KİRLİLİKTEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR.Yaşamlarımızı başkalarını yargılayarak kurmak yerine, kendi inançlarımızı hakkıyla yaşamak ve örnek olmak daha anlamlı geliyor bana.
Her insanın koşulsuz bu huzuru yaşamasıyla sonsuz huzuru yakalayabiliriz.
EZCÜMLE; Huzur arayışı için başladığım bu yazıya, huzurumu kaçıran şu sözcüklerle başladığımı belirtmeliyim; 
"Savaşla ilgilenmiyor olabilirsiniz ama o sizinle ilgileniyor" Lev Troçki.
Bach'ın dingin müziğiyle huzurlu bir sabahın içinde demli çayımı yudumlarken; dış dünyadan gelen -iyi, kötü- herşey beni oraya bağlıyor.

Dünya'nın herhangi bir yerinde bu vahşetin yaşandığını bilerek; "İyi ki bizim başımıza gelmedi, çok şükür" diyerek geçiştirebilir miyiz?  

Ya da bu tablo karşısında sadece dua etmek, meditasyon yapmak; bu vahşetin son bulmasına yeter mi?

GEL DE HUZURU BUL ŞİMDİ! :((
İyi insanları çoğaltarak; kendimizden başkalarına yardım etmenin huzur verdiğini anlatarak bu vahşeti birgün durdurabilir miyiz?
İçimdeki ses diyor ki ; Önce, haykır, o insanların, eziyet edilen tüm canlıların sesi ol, sesine başka sesler katılsın, çoğal ve güçlen ki bu vahşetlere engel olabilmek için örgütlenebilesin. Sonra, iyi insan olmak için herkesin katılmak isteyeceği bir çekim alanı yaratılıyorsa bunun içinde yer al.
Sokakları tek tek dolaşıp, çöplerden toplasam bu insanları,Gitsem Afrika'ya, açları kucaklasam ve "SALT MÜMKÜNLÜK KURALI" ile istediğiniz herşey bundan sonra sizin olacak, diye müjde versem... Günde sekiz saatten fazla çalışan ve emeğinin karşılığını alamayan, evine ekmek götüremeyen emekçilere desem ki;"ASGARİ ÇABA KURALI" ile daha az çalışıp, daha çok başarı elde edebilirsiniz." 
Şaka gibi... Göle maya tutar mı? YA TUTARSA?...  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder